1. Ana Sayfa
  2. Magazin
  3. AliFiru (Abdullah&Firuze) çifti İhtilal şarkısının hikâyesini anlattı

AliFiru (Abdullah&Firuze) çifti İhtilal şarkısının hikâyesini anlattı

featured

İkinizin çift olarak başladığı bu kariyer nasıl şekillendi? Neler yaptınız?

 Abdullah Yıldız: Biz, Firuze ile tanıştık ve evlenmeye karar verdik. Baktık ki birlikte şarkı söylemeyi çok seviyoruz. Bir şeyler oluşturmayı, içerik üretmeyi çok seviyoruz. Bunu biraz ilerletmek istedik. Bir de evlenirken Firuze’ye yazdığım bir şarkı var. Zaten patlayan şarkımız o idi ‘İhtilal’. Onu birlikte söyleyip YouTube’da yayınlayınca açıkçası bir yerden sonra da yapmak zorunda kaldık. Öyle bir talep oldu ki biz bu işi yapmalıyız dedik. Böyle başladı kısaca.

 Firuze Yıldız: Küçük de olsa takipçi kitlemiz büyüyünce ve çok sıkı takip eden insanlar olduğu için şarkı istekleri oldu. Böyle böyle bu noktalara kadar getirdiler diyebiliriz.

 Vloger’lar genellikle bu işi izlenmek amacıyla yapıyor. Siz, vlog çekerken gittiğiniz yerlerde izleyenlere rehberlik ediyormuş gibi hissettiriyorsunuz. Bu durum, yaptığınız her işi sahiplendiğinizden mi kaynaklanıyor? Vlog’a farklı bir bakış açısı kattığınızı düşünüyor musunuz?

Alifiru (Abdullah&Amp;Firuze) Çifti İhtilal Şarkısının Hikâyesini Anlattı

Firuze Yıldız: Öncelikle biz neden YouTube videosu çekiyoruz onu söyleyeyim. Tabii ki bir noktada izlenmesi için çekiyoruz. Bize hatıra kalmasını çok istiyoruz. 2 yıl önceki ilk videomuz derbi videosu idi. Beşiktaş – Galatasaray maçına gitmiştik ve gerçekten ilk kez bir stadyuma girdim. 55 bin insanı orada ilk kez bir arada gördüm. O videoda benim şok oluşum vardı. O yüzden insanlar çok doğal buluyor. Bir yandan da mesleklerimiz dolayısı ile sürekli konuşan taraf olduğumuz için de bilgi vermeden duramıyoruz. Bence bilmeden yaptık.

 Abdullah Yıldız: Biz, bunu bir problem olarak düşündük. Acaba çok mu rehber gibi anlatıyoruz dedik. O dengeyi bir şekilde tutturmaya çalışıyoruz.

Evliliğe ve hayatınıza dair her şeyi bu kadar paylaşmak, akrabalarınızda ya da çevrenizde bir duruma yol açıyor mu? Bundan etkileniyor musunuz?

Abdullah Yıldız: Az önceki konuda olduğu gibi burada da dengeyi tutturmaya çalışıyoruz. Hayatımızın her anını paylaşmıyoruz. Az önce Firuze’nin söylediği şeye geliyor konu. Biz, hatıra bırakmak istiyoruz ve bizim hoşumuza gidiyor. 3-4 sene önceki vlog’u şu anda izlediğimiz zaman biz buraya gitmiş miydik diyoruz. Çünkü hayat çok hızlı aktığı için hatırlamak da gerçekten zorlanıyoruz. Elbette izlenme çok önemli, takipçi sayısı önemli. Ama en önemlisi dönüp baktığımız zaman hatıraları bulabilmek.

 Aranızda nasıl bir uyum vardı? Birbirinizle tanışmadan önceki bireysel hayatlarınızda böyle miydiniz?

 Firuze Yıldız: Aslında şöyle bir şey ekleyeyim; biz uyumlu değiliz. Çok farklı ve uçuk taraflarımız var. Ama bir şekilde uyumlanıyoruz. Puzzle gibi diyebiliriz. Puzzel’ın iki tarafı çok farklı ama birleşince uyumlu oluyor. Bence biz de tam olarak öyleyiz.

 Abdullah Yıldız: Birbirimizle tanışmadan önce böyle miydik? Bir şekilde o uyumu sağlamak için çaba gösterdik. Bunu söylemem lazım. O puzzle, bir anda oturmadı. Bir şey, çok mükemmel görünüyorsa o kadar mükemmel değildir. Bizimki de öyle mükemmel bir hikaye değil.

Alifiru (Abdullah&Amp;Firuze) Çifti İhtilal Şarkısının Hikâyesini Anlattı

Çift olarak dışarıdan bakıldığı zaman Firuze’nin ne kadar şanslı olduğu düşünülüyor.

Firuze Yıldız: Erkek kadın fark etmeksizin beni çok şanslı buluyorlar. Aslında ben çok tatlı bir insanım. Kaliteli erkek bulmak zor olduğu için genelde kızlar beni çok şanslı buluyor.

 Bu durum, sen de kıskançlığa evrilen bir yolculuk oluyor mu?

 Firuze Yıldız: Artık olmuyor ama yeri gelince olabilir. Niye olmasın?

 Firuze’de çok fazla kıskanç biri havası var.  

Abdullah Yıldız: Vardı ama zamanla hakikaten azaldı. Çok bunaldığım zamanlar oldu yani. Kıskançlığı idare etmek tek taraflı değil. Onun da beni çok idare ettiği farklı noktalar olduğu için ödeştik diyebiliriz.

 Firuze, ilişkinin idare ettiren, yöneten, dominant tarafı sen misin?

 Firuze Yıldız: Evet, %60 benim. Bebekten sonra daha da fazla oldu. Aramızda yaş farkı var ama onunla yaşayabiliyorsam ve her şeyi aynı anda yapabiliyorsak demek ki onun yaş kapasitesine erişebilmişim. Doğal olarak üstünlük taslayabilirim bazı noktalarda. Ama baskılamıyorum. Yani kırbaç yok elimde.

 Evlilik çok önemli bir toplumsal sözleşme deniyor. Doğru mu sizce?

 Abdullah Yıldız: Doğru bence.

 Firuze Yıldız: Evet, yokluğunda çok şey çıkar. İmza olmasa yokluğunda zorlanır insanlar. Biz de zorlanırdık bence. Çünkü o imzayı atmak birçok noktada insana sorumluluk yüklüyor.

 Önceden çektiğiniz videolarda Firuze’nin aldığı bir hediye ya da Abdullah’ın yazdığı küçük bir şarkı sözü gibi detaylarda gözlerinizdeki heyecan YouTube’dan dahi yansıyordu. Artık çocuk var, süreç çok gelişti, siz büyüyorsunuz. Bu tür detaylar bitiyor mu yoksa devam ediyor mu?

 Abdullah Yıldız: Hayır, ölmüyor. Evet, biz büyüyoruz. Artık bir çocuğumuz var. Toplumda farklı bir noktaya doğru evrildik. Ama ev içindeki duygusal tepkilerde daha da küçüldüğümüzü hissediyorum. Saçma sapan şarkılar söylüyoruz, daha önceden etmediğimiz şekilde iltifatlar ediyoruz. Bunun kendi içinde farklı bir matematiği de var. Artık büyüdük ve evin içinde de daha büyümüş insanlar gibi davranalım olmadı biz de. O yüzden kendi kendimize farklı keyifler çıkarıyoruz.

 Firuze, mutluluğu tarif eder misin? Sen nasıl mutlu olursun?

 Firuze Yıldız: Ailemle. Bu gerçekten çok basit bir cümle gibi olacak ama kızımla. O, benim hayalimdi. Tabii ki daha güzelleri ve daha fazla çocuk olabilir. Ama çocuğumla ve eşimle mutluyum.

 “İhtilal” şarkısının tutmasında ve his uyandırmasındaki etken ne var sizce?

 Abdullah Yıldız: Bence o şarkının etkisi, 5 dakikada yazılmasında yatıyor. Bizim için bütün hissettiklerim artı 5 dakika idi. O şarkının bütün olayı samimiyetinde. Bardak artık tamamen dolmuştu ve taştı. İnsanlara geçmesinin tek sebebi bu bence. Mükemmel sözler, inanılmaz bir müzik çok tartışılır. Ama samimiyeti kesinlikle tartışılmaz. Gerçekten her yaştan insan o şarkıyı sahiplenebilir. Açıkçası bizim de şansımız oldu öyle bir şarkıya sahip olmamız.

 En son en çok istediğiniz şey neydi?

 Firuze Yıldız: Bebeğimle yurt dışına çıkmak istedim.

 Abdullah Yıldız: 10-15 gün tek başıma araba ile tur yapmak istedim.

 En son en çok hüzünlendiğiniz anı paylaşabilir misiniz?

 Abdullah Yıldız: Benim sağlığımla ilgili bir durumum oldu. İkimiz de ona çok hüzünlendik. Yaşa bağlı ortaya çıkan şeylerden biri.

 Firuze Yıldız: Sarılıp birbirimize ağladık. Biz, bununla başa çıkabiliriz dedik.

 Ona aslında öyle olmadığını anlatır mısın?

 Firuze Yıldız: Onun, beni takip ettiğini fark etmediğimi zannediyorsa görüyorum beni takip ettiğini. Geçmişte yaptığı şeyler, bizi etkilemedi. Beni takip ettiğini, sürekli hayatıma müdahil olmak istediğinin farkındayım.

 Abdullah Yıldız: Katılıyorum, farkındayız bizi takip ettiğini.

 Firuze Yıldız: Zaten takip etmeme ihtimali yok biz ünlüyüz. Ama çok daha derinlere girerek takip ediyor. Bence etmesine gerek yok.

 Kendinizi affettireceğiniz bir andasınız ve sizi dinliyor. Anlatır mısınız?

 Abdullah Yıldız: Ben, kendi adıma konuşayım. İstesem o gönlü alabilirim ama istemediğim çok nokta oluyor. Hata yaptım, çok pişman oldum, affedilmem lazım gibi bakmıyorum. Olanda hayır vardır. Benim mottom odur. Orada yaptığım şeyi ileride yapmamaya yönelik bir hayat yaşıyorum.

 Geriye dönüp özür dileyeceğin bir konu var mı?

 Abdullah Yıldız: Yok.

 Olsa özür diler miydin?

 Abdullah Yıldız: Tabii ki dilerim. Şu an özür dileyip tekrar kontak kurmak istediğim biri yok.

 Firuze, senin özür dilemek istediğin biri var mı?

 Firuze Yıldız: Ben aslında çok özür dileyen bir insanım. Bu konuda çok zıtız eşimle. Şu an özür dileyeceğim birisi var. Hatta adım atıp düğününe de gittim. Ama arkadaşlığımızı devam ettirmedik. Ama çok aşırı vefalı bir insan olmadığım için dileyebilirim belki. Çok arayıp sormam arkadaşlarımı. Telefonda konuşmayı çok sevmem. O yüzden kaybettiğim insanlar var. Sadece onun için biraz özür dileyebilirim. Ama yine olsa yine aynı şeyi yaparım.

 Aşk nasıl bir şey sizce?

 Firuze Yıldız: Ben aslında artık sana baktığım zaman hep kızımı görüyorum. Kızım da benim için vazgeçilmez bir şey. Sen de benim için çok vazgeçilmezsin. Ama o olmadan önce de böyleydi. Aşktan ziyade benimki hep bir hayranlık. Aynı şey mi bilmiyorum ama sadece her şeyine hayran oluyorum. Sadece yakışıklılık değil. Hayattaki duruşu, benim için hayranlık galiba. Sen, hayran olduğum birisin.

 Abdullah Yıldız: Benim aklıma hemen ‘tartışılmaz’ kelimesi geldi. Bizim aramızdaki şey, tartışılmaz bir şey. Var mı yok mu diye kimse sorgulayamaz.

 Vücudunuzda, ruhunuzda, aklınızda, kalbinizde hissettiğiniz o çarpıcı duygu nedir?

 Firuze Yıldız: Benim her zaman ağlamak. İçimde o kadar şefkat var ki. Aslında çok hiddetli biri ama her zaman ağlarım ona bakarak.

 Abdullah Yıldız: Aslında benim için de öyle. Biz çok ağlarız. Özellikle birlikte daha da çok ağlarız. Ona güzel birkaç söz söylediğim zaman benim de gözlerim dolar. Onun için ‘gözyaşı’ çok net bir tarif.

 Firuze Yıldız: Bu arada biz ruh sağlığı çalışanıyız. Ağlamak, genel olarak bizim için olumsuz bir duygu değil. Gülmek gibi stresi atmaya yarar. Hatta vücuda çok yararlıdır. O yüzden ağlamayı pozitif olarak algılarız. Gözyaşını da sevgi göstergesi olarak söylüyoruz.

 Abdullah Yıldız: Eğer olumsuz bir olaydan sonra ağlıyorsak, o da bizim için güzel bir şey.

 Bir ömür geçirmiş olsanız bile her zaman birbirinize söylemediğiniz bir şey kalabilir. Diyelim ki normal bir hayatın dışındasınız ve birbirinizle konuşacaksınız. Ne söylemek isterdiniz? Bir şey paylaşmak ister misiniz?

 Abdullah Yıldız: Benim Firuze’ye söyleyeceğim ilk şey; eğer ölürsem gözüm asla arkada kalmayacak. Hem yaşadığım hayatla alakalı hem de çocuğumu emanet edeceğim kişiyle alakalı.

 Firuze Yıldız: Benim diyeceğim şey de şu ki ne yaşarsak yaşayalım benim hep bir noktam var onu affedebileceğim. O yüzden ne olursa olsun ben de o hep var. Ben de kapın hep açık.

 Abdullah Yıldız: Ben, bu cümleyi ilk kez duyuyorum ama hep hissettiğim bir şey bu. Zaten onu bildiğiniz zaman da kolay kolay hata yapamazsınız. Böyle bir güvene ihanet etmek çok kolay değil bence.

 Dilediğiniz kişiye, dilediğiniz bir soruyu 83 milyonun izlediği bir programa sorulma imkanı verildi size. Bu kim olurdu ve ona ne sorardınız?

 Firuze Yıldız: Biz evde çok fazla konser izleriz. Çok büyük sanatçılardan yola çıkarsak mesela Sezen Aksu. Türkiye’de onu tanımayan yok herhalde. Şarkılarını söylemeyen sanatçı yoktur. Akşam Harbiye’de konsere çıkıyorsun. Sonra sahneden iniyorsun, eve gidiyorsun, pijamalarını çekiyorsun. Ne hissediyor? Nasıl bir his?

 Abdullah Yıldız: Binlerce kişi bir ağızdan şarkını söylüyor. O an nasıl? Sonra evde televizyon karşısındaki hal nasıl? O geçişi nasıl yapıyorsun diye sormak isterdim.

İçeriği Kaynağından oku: Hürriyet

Not : Bu içerik Hürriyet internet sitesinden, bilgireis.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı içerik kaynaklarıdır. İçerikle ilgili her tür şikayetinizi admin@bilgireis.com adresimize gönderebilirsiniz.

Yorum Yap

Yorum Yap